Abdurrahman ERZURUM Abdurrahman ERZURUM Genel Yayın Yönetmeni aerzurum25@gmail.com

KAALE ALINMAYAN YAPTIRIM TEHDİDİ

İnsan maalesef geldiği yeri hemen unutan bir varlık.
Lafı uzatmayalım somut bir örnek verelim hemen.
Bunun en bariz örneğini Amerikan Başkanı Trump’un “yaptırım yaparız” açıklamasını 5 sene-10 sene veya daha önce yapmış olsa ülkemizin düşeceği durumu, oluşacak panik havasını, ekonomik krizleri bir bir canlandırın kafanızda.
“One minute” günü, “biz bittik”, “Türkiye bitti” diyenler nasıl feryadı figan ortaya çıkıp o kanalizasyonlarından zehirlerini akıtırlardı. Gerdanlarını gere gere yanlış yolda olduğumuzu, ekonomimizin ABD’ye bağlı olduğunu, maaşları bile ödeyemeyecek duruma geleceğimizi anlatır ve köşelerinde yazarlardı.
Şimdi oluşan havaya bakın. Kimsede panik havası yok. Küresel etkilerden dolayı yüksek olan dolar fırlamıyor. “Yandık”, “bittik”, “öldük” edebiyatı yok. Aksine herkes kendinden emin. Herkeste “elinden geleni ardına koyma” psikolojisi hakim. Alternatiflerin varlığı elimizi güçlendiriyor.
Yıllardır biz ve sağduyulu yazarlar ABD’nin diğer devletler olan ilişkilerini defalarca kez yazdık. ABD için sadece ve sadece kendi çıkarları olduğunu, bu çıkarlara hizmet ediyorsan dost ve müttefik, hizmet etmiyorsan düşman statüsünde olduğunu biliyoruz.
Varlığı İsrail varlığını yüceltmek üzerine kurgulu ABD, Ortadoğu’da istediği gibi at koştururken sesini çıkarmayan ve destek veren Türkiye iyiydi, müttefikti ve hatta stratejik ortaktı. Ama 2000’li yıllarda Türkiye kendisine biçilen planın dışına çıkıp, oyunun kurallarını kendisi yazmaya kalkınca işler değişti.
Ters yönde akıtılmaya çalışılan bir nehrin bulduğu ilk fırsatta kendi mecrasına dönmeye çalışması gibi Türk Milleti de defalarca belirlenen yoldan çıkmaya kendi olmaya, özüne dönmeye çalışınca ağır bedeller ödemişti. Ama işler bu sefer istendiği gibi gitmedi.
İşin garibi ABD’de artık bunun farkına vardı. ABD’yi bu açıklamayı yaptıran da bu çaresizlik ve yenilmişlik duygusuydu. ABD kendince “Ben daha süper gücüm. Kaybetmedim. Eski pısırık denileni yapılan günlerine dön” demek istiyordu bize.
Nafile, atı alan Üsküdar’ı geçti artık.
Türkiye çok hafife alındı. İdarecilerini eskileri gibi zannettiniz. Bizi başka milletlerle karşılaştırdınız. Gezi benzeri olaylar ile birçok ülkede olduğu gibi başarırım zannedildi ama olmadı. Küçükten büyüğe adım adım gitmeye çalıştın. Başaramadın. Hani telefonla arayıp gaz verdiğiniz o adayın dediği gibi çıktın yenildin, çıktın yenildin.
Kullanmadığın örgüt denemediğin yöntem kalmadı. Ne FETÖ’sü, ne PKK’sı, ne PYD’ si, ne DAEŞ’ı işe yaramadı. Alfabede harf kalmadı.
Ne “17-25”i, “Gezi”si, hendek eylemleri, dolar spekülasyonları işe yaradı. Darbe yapmaya kalktın onu da beceremedin.
Şimdi yediği yumruklardan sonra toparlanan Türkiye oyuna müdahil olup müsabakaya denge getiriyor. Aradan “Fırat kalkanı”, “Zeytin dalı” vb yumruklar çıkarıyor.
Sana mecbur değilim diyor. Kendine yeni dostlar, ittifaklar buluyor. Silahımı istediğim yerden alırım diyor.
Gücünün ve etki alanının farkına varan Türkiye artık gerçekten bağımsız bir devlet oluyor.
Dün BRICS gibi dünya ekonomisinin yaklaşık beşte birini oluşturan devletler tarafından İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Dönem Başkan’ı olarak davet edilmesini başka nasıl izah edebiliriz.
Şanghay 5'lisine de yapılacak entegrasyon ile yıllardır kapısında beklettiği Türkiye’yi kaybetmek ne demekmiş Avrupa Birliği çok iyi anlayacaktır.
Artık ülkeler milli paralarını kullanıyor, küresel sermayenin bankalarına alternatif bankalar kuruluyor. Ambargolar tutmuyor.
Evet bu çok yönlü çok katmanlı dış politika sonunda kazanan ve vazgeçilmez ülke olan Türkiye olacaktır.
Trump genç ergenler gibi eline telefonu aldı mı, hemen bir ülkeye yaptırım tehdidi yapıyor. Etrafında çember daraldı. Artık milletler kayıtsız şartsız ABD çıkarlarına hizmet etmeyi istemiyorlar. Ortadoğudaki 3-4 petrol kokuşmuşu yöneticileri arkasında zannetmesin. Onların tarihlerini bizde ilkokul çocukları dahil biliyor. Onlarında dönemi çok sürmez. Yönettikleri zannettikleri halkları başka türküler söylüyor. Şehitlerinin üstüne artık güvendikleri, kendilerine destek olan ülkelerin bayraklarını örtüyorlar.
Artık ABD bir dönemeçte. Yeni Türkiye’yi anlaması lazım. Ne yapsa olmuyor. El altından, maşaları ile yapmaya kalktığı her atak sonuçsuz kaldı. Artık kendi silahını üreten, istediği yerden alabilen bağımsız bir devlet var. Siz saldırdıkça daha da büyüyor daha da çoğalıyoruz.
Hep kendimizi küçültmek onları yüceltmek için söylenen bir söz vardır ya. “Adamlar 50-100 yıllık planlar yapıyor” diye artık bu planları gözden geçirme veya rafa kaldırma zamanı geldi.
Her zaman ki gibi en büyük plan saat gibi tıkır tıkır işliyor. İstediğiniz, gelmesi için çabaladığınız o büyük savaş beklediğiniz gibi sonuçlanmayabilir.
200 yıllık tarihinizde sömürdüğünüz, böldüğünüz, parçaladığınız, aç bıraktığınız, öldürdüğünüz toplumların o kadar bağışıklığı arttı ki artık doğruyu yanlışı görebiliyorlar.
Ya siz, zorla dünyadan çaldıklarınızla beslediğiniz, refaha eriştirdiğiniz halkınızın başkalarına uyguladığınız yaptırımların yüzde biri ile karşılaştığında ne yapacağını düşünebiliyor musunuz?
Lösemi sendromu gibi.
Artık bu kokuşmuş planları, sapık inançları bırakıp adaleti tesis etme zamanı geldi.
Sosyal medyadan bol keseden atıştığınız devletler gibi değildir bu millet. Aklı olanın yapacağı tek şey “Bu milletin dostu olmaya çalışmaktır”.
Bununda yolları belli.
Deneyin pişman olmayacaksınız.

Abdurrahman ERZURUM07 Ağu 2018

KAVGAYI KİM İSTER?

Abdurrahman ERZURUM23 Tem 2018

DALGACI ÖĞRETMEN

Abdurrahman ERZURUM15 Tem 2018

15 TEMMUZ VE NİYETLER

Abdurrahman ERZURUM13 Tem 2018

Haydi Ayağa Kalk CHP!