14 Mart 2018 16:34 | Son Güncelleme: 14 Mart 2018 17:21

Herkesin konuştuğu: ALS hastalığı nedir? Tedavisi var mı?

İlerleyici bir sinir sistemi hastalığı olarak kendini gösteren ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz) hastalığı son dönemlerde yoğun bir şekilde araştırılıyor.

Herkesin konuştuğu: ALS hastalığı nedir? Tedavisi var mı?

Peki, beyin ve omurilik bölgesinde yer alan kasların hareket etmesini sağlayan hücrelerin hasar görmesi sonucunda oluşan ALS hastalığının belirtileri nelerdir? İlerleyen evrede felç geçirme tehlikesi bulunan ALS hastalığının tedavisi nasıldır?

Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS) hastalığının nedenleri, belirtileri ve tedavisi hakkında ayrıntılı bilgiler gündemde büyük bir merak konusu haline geldi.

ALS hastalığının çok hafif bir şekilde belirti göstermesinden dolayı ilk etapta çoğu kez farkına varılamayan bir hastalık türü olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ancak ilerleyici özellik gösteren ALS hastalığı zaman geçtikçe insan vücudundaki sinir sistemini ve kaslarını harap edip yaşamını tamamen bozacak şekilde etkilemektedir.

Peki, omurilik ve beyin sapı adı verilen bölgede motor sinir hücrelerinin (nöronlar) kaybı sonucunda oluşum gösteren Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS) hastalığı nedir? Görülme sıklığı 100 binde 1-3 olan ALS hastalığının belirtileri nelerdir ve kaslardaki zayıflık, genellikle ellerde erime ve güçsüzlük şeklinde belirti göstermeye başlayan ALS hastalığının tedavisi nasıldır?

ALS HASTALIĞI NEDİR? ALS HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

ALS, tam adıyla amyotrofik lateral skleroz (ALS), diğer adıyla motor nöron hastalığı olarak da tanımlanmaktadır. Beyin sapı ve omurilik bölgelerinde bulunan motor sinir hücreleri adı verilen hücrelerin kaybı neticesinde oluşum göstermeye başlayan önemli bir hastalık çeşididir.

Hastalık ilk etapta; kaslardaki zayıflık, genellikle ellerde erime ve güçsüzlük şikayeti ile başlamaktadır. Kişi el bölgesindeki kaslarda çökmeler ve kavramada güçsüzlük hisseder.

Bazen tüm bu şikayetler dil bölgesinde başlayabilmektedir. Öte yandan yutma, konuşma, çiğneme ve nefes alma sorunlarını ortaya çıkarabilmektedir.

İlk kez 1874 yılında tanımlanan ALS, merkezi sinir sisteminde, omurilik ve beyin sapı adı verilen bölgede motor sinir hücrelerinin (nöronlar) kaybı nedeniyle gelişiyor.

Bu hücrelerin kaybı kaslarda düşüklük ve erimeye yol açıyor. Yavaş yavaş ilerleyip hastayı solunum, yutma güçlüğü ve kas güçsüzlüğüyle yatağa düşürüyor. Zihinsel işlevler ve bellek ise bozulmuyor. Hastalığın ileri evrelerinde felç geçiriliyor.

Başlangıç belirtileri her hastada aynı olmaz. Kimi hasta halının saçaklarına takılmaya, tökezlemeye başlar; kimi hasta eşyaları kaldırmakta zorlanır, kimisi de konuşurken kelimeleri yuvarladığını fark eder.

Kas zafiyeti önce bir kas grubundan başlar, yavaş yavaş diğer kas gruplarına yayılır. Kaslardaki iş görememenin derecesi ve hastalığın ilerleyişi hastadan hastaya değişir. Solunum kaslarının giderek daha fazla etkilenmesi ve buna bağlı solunum güçlüğü hastalıkta gelinen son aşama olur.

ALS HASTALIĞININ TANISI NASIL KONULMAKTADIR?

ALS nöroloji denen sinir hastalıkları uzmanlığını ilgilendiren bir hastalık türüdür. Hastalık pek çok kas ve sinir hastalığı ile karışabildiği için teşhis uzun zaman alabilir.

Teşhiste manyetik rezonans görüntüleme ve elektromiyogram denen yöntemlerden, kastan parça alınarak değerlendirilmesinden ve kanın incelenmesinden yararlanılabilir. Elektromiyogram kasın etkinliğinin normal olup olmadığını gösteren bir testtir.

Bazı kişilerde sonradan ALS'nin sık rastlanan türüne dönüşen bazı motor sinir hastalıkları görülür. Bunlar:

Progresif bulbar felç: Beyin sapını etkileyerek konuşma ve yutma güçlüğüne neden olur.

Progresif kas atrofisi: Alt motor sinirleri etkileyerek iskelet kaslarında zafiyete neden olur.

Primer lateral skleroz: Üst motor sinirleri etkileyerek spastisiteye neden olur, ilerleyişi daha yavaştır.

ALS HASTALIĞININ TEDAVİSİ NASILDIR?

Neden kaynaklandığı henüz bilinmeyen ALS hastalığının kesin bir tedavisi olmamakla birlikte sadece hastanın yaşam kalitesini artırmaya yönelik tedavi yöntemleriyle yaşam süresi uzatılabiliyor.

ALS’de hastaların yüzde 5’inin 20 yıldan fazla yaşayabildiğini belirten Doç. Dr. Geysu Karlıkaya, ALS hastalığının etkin bir tedavisi bulunmamakla birlikte tedavi konusunda yoğun çalışmaların devam ettiğini vurguluyor.

Günümüzde temel amacın yaşam kalitesini artırmak olduğunu söyleyen Doç. Dr. Geysu Karlıkaya, hastanın sağlıklı ve dengeli beslenmesi, sık ama hafif yiyecekler yemesi, sıvı tüketimini artırması ve ideal kilosunu korumasının önemine dikkat çekiyor.

Etiketler: als hastalığı belirtilerials hastalığı tedavisials hastalığıals hastalığı nedenleri