15 Mayıs 2015 15:06 | Son Güncelleme: 23 Ekim 2015 11:10

Figen Yüksekdağ: Hala barış diyoruz, hala çözüm mümkündür diyoruz

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, partisinin Denizli Mitingi'ndeki konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştirdi.

Figen Yüksekdağ: Hala barış diyoruz, hala çözüm mümkündür diyoruz

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, partisinin seçim bürolarına yönelik saldırıları eleştirdiği konuşmasında hükümete seslendi: 

"Hala barış diyoruz, hala çözüm mümkündür diyoruz, hala akan kanı durdurmak mümkündür diyoruz, gelin demokratik siyasetin önünü açın diyoruz."

Figen Yüksekdağ'ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

Şimdi bir çareler sanıyorlar ki, bizi bir barajla durdurucaklar. Hepinize geçmiş olsun hepinize, biz o barajı çoktan geçtik.
Kimseyle boyun bükmedik, kimseyle kirli pazarlıklar yapmadık. Mazlumun ahını almadık. İşte şimdi bu duruşla, dirençle zaferin kapısıdır. İşte bu duruşla geldiğimiz yer. Bizlerin gücünün ve iradesinin bu barajı şimdiden yerle bir ettiğini çoktan görüyorum.

Biz Denizliyle gurur duyuyoruz. Çünkü hep birlikte başardık, bunları biz başardık. Her türlü saygısızlığı, her türlü hakareti, her türlü şiddeti kendilerine hak görüyorlar. Bütün havaları söndü, onların havasını siz indirdiniz. Hepimiz yaptık bunu, birlikte yaptık bunu.



"O SARAY SANA HARAMDIR"

Bu kibir siyasetinden beslenenlere esaslı bir insanlık dersi verilecektir. Gücünü servetini, zenginliğini, AKP hükümetini, Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinden başka hiçbir şeyi görmez oldu. Zenginlik hırsı, servet avcılığı, bunların bütün değerlerini yok edip, ortadan kaldırmış. 300 yetmez, 400 vekil ver diyor Cumhurbaşkanı, sen bu halka ne verdin de ne istiyorsun? 13 yıl boyunca savaşı durdurmak için, bizim analarımız 8 yaşında, 10 yaşında çocuklarımızın ahını aldınız. Hala çocuklarımızın canını alıyorsunuz. Sen bu halka barışı verdin mi? Barışı istiyorsun? O saray sana haramdır.

Hala barış diyoruz, hala çözüm mümkündür diyoruz, hala akan kanı durdurmak mümkündür diyoruz, gelin demokratik siyasetin önünü açın diyoruz. Bakın 1,5 aydan beri seçim kampanyası yürütüyoruz. 56 seçim büromuzu bastırdılar, yaktırdılar. 100'ün üzerinde arkadaşımızı gözaltına aldılar.

Bizim arkadamızda en güzel varlık, en güzel güç siz varsınız. Bizim arkamızda halkımız var. Bütün seçim çalışması yürüten arkadaşlarımızı yeniden selamlıyorum, sizleride yeniden selamlıyorum. Sizleri koruyan polis yok, asker yok, çeteler yok. Ama bizler Allah'a emanetiz, hakka emanetiz. İşte kendinizi her zaman bunun için güvende hissedin, sizlere kalleş pusular kurabilirler, sizlere silahlarını kuşanmış bir şekide çıkabilirler. Bizler birbirimize güveneceğiz, bizler Türkiye'nin haklarına, vicdanlı insanlarına güveneceğiz.

"7 HAZİRAN ZAFERİNE GİDİYORUZ"

Onlarda vicdan kalmamış. Tirilyon, Tirilyon seçim çalışmaları yönetiyorlar. Kendimize güvenerek 7 Haziran'a, zafere gidiyoruz zafere.

Onlar artık geleceğin gücü değil, hala sırtlarını darbeye, darbeciliğe, zulüm, sömürüye dayıyorlar. Kısa süre önce bir darbeciyi devlet töreninyle uğurladılar. 13 yıl önce nasıl iktidara geldi AKP hükümeti, askeri vesayeti kaldıracağım, darbe ve darbecilği Türkiye'den sileceğim diye geldi. Onların kararıyla ve resmi güvencesiyle bir darbeci resmi devlet töreniyle uğurlandı. Bize demokrasi hamaseti yapmaktan vazgeçin, darbe karşıtı nutuklar atmaktan vazgeçin, bütün darbe kurumlarını kaldırın.

Hani darbeci değildiniz, niye kaldırmadınız, 12 Eylül faşist darbecilerin getirdiği yüzde 10 barajını neden kaldırmadınız?
Bu halkın sırtında boza pişirmeye çalıştılar. O darbe dallarını koparıp alacağız ellerinden.

Kaynak: AjansHaber

Etiketler: