30 Nisan 2018 14:41 | Son Güncelleme: 30 Nisan 2018 21:28

Abdurrahman Erzurum yazdı: ''İLKE, GÖRÜŞ, İDEOLOJİ YOK. BAM BAM BAM''

Seçim süreci başladı. Her parti adaylarını açıklıyor. “Cumhur İttifakı”nın adayı belli. İyi Parti de Meral Akşener aday olacağını defalarca söyledi. ..

Abdurrahman Erzurum yazdı: ''İLKE, GÖRÜŞ, İDEOLOJİ YOK. BAM BAM BAM''

Seçim süreci başladı. Her parti adaylarını açıklıyor. “Cumhur İttifakı”nın adayı belli. İyi Parti de Meral Akşener aday olacağını defalarca söyledi. CHP’de Kılıçdaroğlu aday olmuyor ve adaylarını da açıklamış değil. Saadet Partisi ise Abdullah Gül’ü ikna etmeyi başaramayınca yeni aday arayışlarını sürdürüyor.
Cumhur ittifakının oyları dış ve iç kaynaklı birçok medya kuruluşuna göre ilk turda sonuç alabilecek düzeyde. Diğer partiler ise bunun olamayacağı ve seçimin 2. Tura kalacağı düşüncesinde. Planlarını buna göre şekillendiriyor.
2 ay sonra ömrümüz varsa elbette sonucu göreceğiz.
2. turda ise en çok oyu alan 2 aday seçime katılacağı için diğer partilerin ortak bir aday bulması gerekiyor.
Bu aday hem CHP’den, İP’den, HDP’den ve SP’den oy alabilmeli bununla beraber AK Parti ve MHP’den de oy çalabilmelidir.

Bunun herhangi bir ideoloji, bir akım veya parti anlayışı ile olması imkansız. Bu partilerin ortak yanları farklı yanlarından çok az. Parti içlerindeki özellikle CHP gibi farklı hizipleri de işin içine katarsanız onlarca farklı bakış açısı, onlarca fraksiyon var.

Fakat bilindiği gibi 16 yıldır seçim kazanamayan CHP, İçeride ve dışarıda uzantıları oldukları terör odaklarının uğradıkları zararı önlemek isteyen HDP, güçlü muhalefet anlayışı ile MHP ve Ak Partiye savaş açan İP ve malum SP’nin tek ortak noktası aynı kişiden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan muzdarip olmaları.
Tek hedef Erdoğan.. Bu hedefi azımsanmayacak ölçüde taban da paylaşıyor.
Bu amaçla yine bütün bu bileşenlerden oy alabilecek adaylar içinde Abdullah Gül ismi öne çıkarıldı. Partiler kendi aralarında gittiler geldiler, ikna turları gerçekleştirdiler. Fakat Akşener’in adaylığı bırakmama inadı yüzünden tam bir konsensüs sağlanamadı.

Bunun ardından Abdullah Gül bir açıklama yaparak aday olmadığını duyurdu. Basit bir “aday değilim” açıklamasından daha derinliği olan bir basın toplantısı düzenledi.
Gül öncelikle iç ve dış sorunları paylaştı. Ülkenin zor durumda olduğunu belirterek dolayısıyla hükümeti eleştirerek başladı.

Sonra kendi isteği dışında adının aday olarak geçtiğini belirtti. Kendisinin de tüm herkesin ismi altında toplanması halinde aday olabileceğini söyledi.
Sonuç olarak da böyle bir mutabakat olmadığı için aday olmayacağını belirtti.
Bu açıklamayı sadece “aday olmayacağım” açıklaması olarak görmek yanlış. Eğer bu açıklamanın sonunda Arınç ve Davutoğlu gibi partime destek olacağım finali yoksa olay bitmiş değildir.
Sözün Türkçesi, “Sorunlar devam ederse, büyük bir kitle benim ismim üzerinde uzlaşırsa o zaman göreve varım” demektir. Yani birileri Gül aday değil diye erkenden sevinmesin.
İnanmayan Gül’ün basın toplantısı sonrası CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun açıklamasına baksın. Gül'ün açıklamalarını son derece değerli ve önemli bulan Kılıçdaroğlu, Gül’ün içinde olduğumuz sorunların çözümüne talip olduğunu söyledi.
Ardından farklı siyasal görüşlerde olsak bile Türkiye'nin menfaatleri için bir araya gelip tutarlı politika oluşturacağız. Önce demokrasi ittifakını sağlayalım ondan sonrası daha kolay olacak." diyerek niyetlerini ve taktiklerini belli etti.
Kilit şifre “demokrasi ittifakı”..

Hani Terim’in Türk futboluna kazandırdığı en büyük taktik var ya “Taktik maktik yok. Bam bam bam” özdeyişi gibi bu seçimde de “İlke, görüş, anlayış yok. Oy oy oy” Tek dert Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gitmesi.
Bu demokrasilerde normal bir süreçtir. Bir siyasal partinin destekçileri kadar karşıtları da olabilir. Seçimlerde bunu dile getirip, muhalefet edip iktidar olmak isteyebilirler.
Buraya kadar tamam.

Benim ve Anadolu’daki çok geniş oy bloklarının yani Anadolu ferasetinin anlayamadığı olay bir insanı yok edebilmek için bu kadar uç görüşlerin neden ve nasıl bir araya gelebildiği.
Hadi bunu FETÖ, PKK falan der açıklarsın da,
Başta İsrail olmak üzere Yunanistan, ABD, AB ülkeleri, Ermenistan, karanlık bazı Arap devletleri de sizinle aynı noktada olunca işin rengi değişiyor.

Bu devletlerin tarihte bize yaptıkları ortada, bizden istedikleri de belli.
O zaman hiçbir söz, hiçbir slogan kulağa hoş gelmiyor bence..


Kaynak: Ajanshaber

Etiketler: abdurrahman erzurum