05 Kasım 2017 15:36 | Son Güncelleme: 05 Kasım 2017 15:47

Sınav zorunluluğu kalktı... İşte yeni sistemin detayları!

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi yerine liselere geçişte uygulanacak yeni modele ilişkin açıklamalarda bulundu.

Sınav zorunluluğu kalktı... İşte yeni sistemin detayları!

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, "Eğitim bölgesi ve sınavsız mahalli yerleştirme sistemini getirdik. Bu sistemde veli ve öğrencimiz adresine en yakın okula yerleştirilecek." dedi.

Yılmaz, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda, TEOG'un kaldırılmasının ardından, liselere geçişte uygulanacak yeni sistemi açıkladı, editör ve muhabirlerin sorularını yanıtladı.

"Liselere girişte yeni sistem tamamlandı" ifadelerini kullanan Yılmaz, yeni sisteme öğretmenlerin, eğitim uzmanlarının, birçok üniversitenin, eğitim fakültelerinden akademisyenlerin büyük katkı sunduğunu söyledi.  

Yeni sisteme velilerin de katkı verdiğini, bir velinin kendisine gönderdiği mesajında, "Şu sistemi uygularsanız inanın ki çok iyi olacak. İstanbul'un, Ankara'nın, büyükşehirlerin trafiği rahatlayacak, servis problemini de çözmüş olacaksınız." görüşlerine yer verdiğini anlatan Yılmaz, bu veliyi telefonuna "Akıllı veli" diye kaydettiğini ifade etti.

Yılmaz, TEOG'un liselere geçişte bu zamana kadarki en iyi sistem olduğunu, herkesin bu konuda mutabık kaldığını vurguladı.

"Peki iyiydi de niçin değiştirdiniz?" sorusunun sorulabileceğini anlatan Yılmaz, "Bu da bir ihtiyaçtan kaynaklandı. Nedir ihtiyaçları? Mevcutların en iyisi, ancak sıkıntıları var mı? Var. Bu sınav yarışının öğrenciyi okul dışı kaynaklara yönlendirdiği şeklinde geniş bir algı var. Etüt merkezleri yayılmaya başlamıştı. Bu, ihtiyaçtan doğuyor. Biz bunu kapatmak zorunda kaldık ama özel ders alanları var deniyor. Demek ki sistemimiz okul dışı kaynaklara yönelimi artırmış olabilir. Toplumdaki algı bu. Doğru, yanlış ayrı bir şey. Algı, gerçeğin önündedir. Bu algıyı düzeltmemiz lazımdı." diye konuştu.

Bakan Yılmaz, mevcut sistemde öğrencilerin TEOG'a hazırlanmak için okula devamsızlık yaptığını, bunun da eğitimde aksamaya yol açtığını dile getirdi.

"HER ŞİKAYETİ DİKKATE ALMAK ZORUNDAYIZ"

TEOG'da, yerleştirme puanını, özel okulların verdiği "cömert notların" da etkilediği yönünde bir algının olduğunun altını çizen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu da olumsuz bir durum. Bir başka husus ise 8. sınıf öğrencilerinin sosyal, sportif, kültürel faaliyetlere katılamadığı söyleniyor sırf bu sınavdan dolayı. Sınav 8. sınıfta yapılıyor ama çocuk 6. sınıftan itibaren bu sınava hazırlanıyor. Dolayısıyla çocuklar, bedensel ve sosyal kişiliklerinin gelişme döneminde 8. sınıfta yapılacak bir sınav için 6. sınıftan itibaren yarışa giriyor. Bir başka husus, bu lise son öğrencileri üniversite sınavına hazırlanmak için devamsızlık yapıyor, rapor alanlar artıyor. Bilin ki orta sonlarda da TEOG'a hazırlık için son sınıfta ilave devamsızlık ortaya çıktı. Bir başka olumsuzluk ise çocuğun puanı 460. Evinin yanında bir okul var, 470 ile alıyor. 460 puan alan hemen evinin yanındaki 470 ile alan okula gidemiyor. Belki o ilçede bulamazsa bir başka yerde kayıt olmak zorunda kalıyor. Bazen 1 puan ile kaybediyor. Bunları da görmemek mümkün değil. Sonuçta bizler vatandaşımızdan, velilerimizden her ne şikayet gelirse onu dikkate almak zorundayız. Halkın rızasını almak Hakkın rızasını almak. Herkes bu eksiklikler noktasında mutabık."

TEOG sistemi yerine çocuğu 6. sınıftan itibaren sınava hazırlayacak bir sistem değil de stresi kaldırarak, basit, kolay ve anlaşılır bir sistem getirdiklerini anlatan Yılmaz, "Bizim sistemimiz şu: Eğitim bölgesi ve sınavsız mahalli yerleştirme sistemini getirdik. Bu sistemde veli ve öğrencimiz adresine en yakın okula yerleştirilecek." ifadelerini kullandı.

Yılmaz, AK Parti hükümetlerinin programında "En iyi okul, eve en yakın okul." sözünün yer aldığını anımsattı.

"ORTAOKULLA LİSE ARASINDAKİ BAĞI KURMUŞ OLUYORUZ"

2012'de 2014-2018 yıllarını içeren 10. Kalkınma Planı'nın hazırlandığını hatırlatan Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Eğitim ile ilgili bu plan içinde söylenen her şeyi yaptık. Yapmadığımız tek şey öğrencinin muhitindeki bir okula yerleştirilmesi. Yeni bir husus değil, herkes açsın, baksın. Bizim getirdiğimiz bu sistemde, evlatlarımızın kendi tercihlerini alacağız. Başvuru esnasında bir ekran önüne gelecek. Bu ekrandan 5 tane tercihte bulunacak. Her okul türüne göre hiçbir öğrencimizi, istemediği bir başka okul türüne yerleştirmeyeceğiz. O halde öğrencinin ve velisinin tercihi esastır burada. 8 sınıfta olup bu yerleştirme sistemine tabi olan öğrenci sayısı yaklaşık 1 milyon 200 bin. Veliler, ortaokula kaydettikleri zaman evlatlarının bundan sonra hangi liseye gideceğini de bilebilecek. Dolayısıyla da ortaokulla lise arasındaki bir bağı biz kurmuş oluyoruz. Tercihe bağlı ve adrese en yakın okula yerleştirme olacağı için bu yaştaki öğrencilerin üzerinden sınav baskısı kalkmış olacaktır. Bu, yüzde 90'ın üzerindeki öğrenciler için. Bu yolla öğrencilerimiz sosyal, sportif ve sanatsal etkinlikler için de vakit bulabileceklerdir. Bu sistemin bir başka faydası var. Bundan sonra adres bölgelerindeki liselere farklı akademik düzeylerde farklı ilgi ve birikimdeki öğrenciler gelecek, akademik çeşitlilik sağlanacak ve bu, okulun başarı seviyesini yükseltecek."

Yılmaz, mevcut sistemde okulların kategorize edildiğini, seviyesine göre numaralandırıldığını, yeni sistem ile her okulun ve her öğrencinin başarılı olacağını vurguladı.

Bu yılın üniversite sınavı birincisinin Konya'daki görme engelli Fulya Akkaya olduğunu anımsatan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Dediler ki görme engelli kızımızı eğer görme engelliler okuluna gönderseydiniz bu başarıyı elde edemeyebilirdi. Kaynaştırma, yani diğerleriyle fedakarlık yaparak biraz daha gayret göstermiştir ama büyük bir başarı kazanmıştır. Akademik farklı seviyedeki insanları bir sınıfta tutarak okulların kalitesini artıracağız. Esas gayemiz sınavsız liselere geçişi sağlayabilmektir. Bunun için ne yapmak lazım? Bizim bütün liselerimizi fen lisesi ayarına, sosyal bilimler ayarına ve proje okulları ayarına çıkarmamız lazım. Bu yolda gerçekten çok büyük mesafe katettik, bunu gururla söyleyebilirim."

“SINAV MECBURİYETİ ORTADAN KALKTI"

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi yerine liselere geçişte uygulanacak yeni modele ilişkin, "Yeni sistemin temel felsefesi sınava girmek isteğe bağlı. Velilerimiz çocuklarını bu sınava ister yönlendirir isterse de yönlendirmez. Bir liseye yerleşmek için bu sınava girmek zorunlu değildir. Mevcut TEOG'da mutlaka sınava girmek zorundaydınız. Sınav mecburiyeti ortadan kalktı." dedi.

Yılmaz, göreve geldiklerinde Türkiye genelinde 58 fen lisesi olduğunu ve bu okullarda 12 bin öğrencinin eğitim gördüğünü dile getirerek, "80 yılda 58 fen lisesiyle 12 bin öğrenciye eğitim veriyorsunuz. Dünya Bankası'nın 2005 yılında bir raporu var. Diyor ki 'Türkiye, çok az bir kesime nitelikli, kaliteli eğitim vermektedir' diyor.  Fen lisesi sayımız 302, öğrenci sayısı 120 binin üzerinde. 12 bindi öğrenci sayısı, 120 binin üzerine çıkardık. 10 kattan fazla arttırdık. Hiçbir bölümde böyle bir artış da yok." diye konuştu.

"Sınavsız liseyle ilgili bir tarih verebilir misiniz?" sorusu üzerine Yılmaz, sınavsız liseye geçişle ilgili başarının belli bir seviyeye gelmesi gerektiğini belirtti.

Eğitimde fırsat eşitliği konusunda çok mesafe katedildiğini ifade eden Yılmaz, Türkiye'nin her köşesindeki gencin aynı başarıyı gösterebilmesi, aynı eğitimi alabilmesi için çok büyük bir gayret ve başarı gösterdiklerini anlattı.

Yılmaz, üniversite sınav sonuçlarının bu başarıyı açık bir şekilde gösterdiğine işaret ederek, "Her bölgeden tıp fakültesine giren var. TEOG sonuçlarına bakın. Her bölgeden birinciler var. Bitlis'te de 51 tane birinci var, Burdur'da da 51 tane birinci var. Van'ın Erciş'inde de 25 tane birinci var, Bitlis'in Tatvan'ında da 25 birinci var. Beyoğlu'nda 13 tane var. Yani herkes Beyoğlu'nun Bitlis'ten daha üstün olacağını düşünür ama öyle değil. İnşallah fırsat eşitliğinde çok mesafe aldık. Diğer okulların kalitesini arttırdığımız zaman da sınavsız geçişi sağlayacağız." ifadesini kullandı.

"YENİ SİSTEMİN TEMEL FELSEFESİ SINAVA GİRMEK İSTEĞE BAĞLI"

Türkiye genelinde 17 bin 749 ortaokul, farklı türlerde olmak üzere de 11 bin 57 lisenin olduğunu ifade eden Yılmaz, "8'inci sınıfta 1 milyon 200 bine yakın öğrencimiz var. Ülke genelinde belirlediğimiz farklı illerdeki sınırlı sayıdaki okulumuza sadece isteyen 8. sınıf öğrencilerimizin girebileceği bir sınav hazırladık, isteğe bağlı. Bu liselerin ismini ve sayısını mayıs ayı gibi açıklayacağız." dedi.

Yılmaz, öğrencilerin sınava girmeden önce hangi okulların sınavla öğrenci alacağını öğrenebileceğini ifade ederek, "Yeni sistemin temel felsefesi sınava girmek isteğe bağlı. Velilerimiz çocuklarını bu sınava ister yönlendirir isterse de yönlendirmez. Bir liseye yerleşmek için bu sınava girmek zorunlu değildir. Mevcut TEOG'da mutlaka sınava girmek zorundaydınız. Sınav mecburiyeti ortadan kalktı." şeklinde konuştu.

Soruların Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanacağını ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

"Sınav yerelde yapılacak ama bütün sorular merkezden Bakanlığımızca hazırlanacak. Bu sınavı haziran ayının ilk hafta sonunda yapacağız. Sınav sonuçlarını da kısa süre içerisinde yani haziran ayı içerisinde ilan edeceğiz. Sınav çoktan seçmeli soruların yer aldığı, sözel ve sayısal olmak üzere iki bölüm ve tek oturumdan oluşacak. Sınav temel dersleri içerecek. Toplam 60 soru olacak ve 90 dakikalık bir süre verilecek. Sınavı 8'inci sınıf müfredatı ağırlıklı olmak üzere 6, 7. ve 8. sınıf ders müfredatına ve müfredatla amaçladığımız kazanımlara, ders kitaplarımıza uygun şekilde yapacağız."

"LİSE SINAVLARINI ÜLKE GENELİNİ ETKİLEYEN BİR STRES UNSURU OLMAKTAN ÇIKARDIK"

Öğrencilerin, okul müfredatından başka bir şeye ihtiyaç duymadan sınava hazırlanabileceğini dile getiren Yılmaz, "Sınavla öğrenci alan orta öğretim kurumlarına yerleşme amacıyla sınava giren öğrencilerimize beş tercih sunacağız. Beş tercih, bulunduğu yere en yakın bir tercihtir. Bir de bu sınava girenler için de beş tercih veriyoruz. Ancak gerek bu sınava girenler, gerekse de adrese yakın olarak kaydedilecek öğrencilerin duyurusunu aynı anda yapacağız ve merkezi olarak yerleştireceğiz."

"Okullarımız hayatın kendisi gibi olsun" diyen Yılmaz, öğrencilerin, liseye ilk başladığında okulla ilgili kafalarında oluşan başarılı-başarısız algısını ortadan kaldırmayı hedeflediklerini söyledi.

Yılmaz, farklı akademik düzeylerdeki öğrencilerin aynı sınıfta bir arada bulunmasını eğitim bilimi açısından önemli gördüklerini ifade ederek, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak lise sınavlarını ülke genelini etkileyen bir stres unsuru olmaktan çıkardık. Öğrenci ve velilerimizin tercihleri doğrultusunda liseye geçiş uygulamasını başlattık. Bize bu konuda birçok öneri geldi. Sonuçta bütün akademisyenler, eğitim uzmanlarıyla bir çalışma yapıldı. En uygununu, geleceğe yönelik olarak öğrencilerimizin en az sıkıntıyla taşıyacağımız bir sistem olarak bunu öngördük." değerlendirmesinde bulundu.

"VELİNİN TERCİHİNİN DIŞINDA ÖĞRENCİ HERHANGİ BİR OKULA GÖNDERİLMEYECEK”

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, TEOG yerine liselere geçişte uygulanacak yeni sistemde öğrencilerin velinin tercihinin dışında herhangi bir okula gitmeyeceğini belirterek, "Biz, eğitim bölgelerini oluştururken, o şekilde oluşturacağız ki velimizin istediği meslek lisesi de olsun, velimizin istediği Anadolu lisesi de olsun, velimizin istediği imam hatip lisesi de olsun. Dolayısıyla bu eğitim bölgesi oluşturması, bu sorunu ortadan kaldıracak." dedi.

Her öğrencinin tercih edebileceği bir lise türü olmaması halinde öğrenciye nasıl bir tercih sunulacağı, öğrencilerin zorunlu olarak imam hatiplere yerleştirileceğine dair iddialar gündeme getirildiği yönündeki soru üzerine Yılmaz, eğitim bölgeleri sisteminin nasıl oluşturulduğu ortaya çıktığında bu kaygıların yersiz olduğunun görüleceğini ifade etti.

Yılmaz, şöyle konuştu:

"Velinin tercihinin dışında öğrencimizi herhangi bir okula göndermeyeceğiz. Biz, eğitim bölgelerini oluştururken, o şekilde oluşturacağız ki velimizin istediği meslek lisesi de olsun, velimizin istediği Anadolu lisesi de olsun, velimizin istediği imam hatip lisesi de olsun. Dolayısıyla bu eğitim bölgesi oluşturması, bu sorunu ortadan kaldıracak. Yine eğitim bölgesi oluştururken, ortaokul öğrenci sayımızı biliyoruz, lisemizi de biliyoruz, ortaokul ile liseyi eşleştireceğiz. Dolayısıyla ne çok fazla ne çok az, birbirine denk şekilde olacak. Böyle bir eksiklik ortaya çıkmayacaktır inşallah. Yaşarken göreceğiz."

Yılmaz, "Bu sistemle büyük kentlere göçün, tercih edilen okulların çevresinde konut fiyatlarının artacağı ve sahte adres kayıtları olacağı, suistimal ve torpil olabilir endişeleri var. Bununla ilgili ne gibi tedbirler alınacak?" sorusu üzerine, sahte adres kayıtları ve konut fiyatlarına ilişkin çözüm bulunabileceğine, kontrol mekanizmaları olduğuna vurgu yaptı.

"Birilerini ayarlayarak oturmadığım bir yerdeymiş gibi görüneceğim örneğin. Bunun bir cezai yaptırımı olacak mı?" sorusuna karşılık da Yılmaz, böyle bir şeyin doğru olmayacağını, uygulamada da böyle bir şey çıkmayacağını dile getirdi.    

Bakan Yılmaz, TEOG'un yerine gelecek yeni uygulamaya "Liselere Kayıt Uygulaması" adı verildiğini bildirdi.

"ÖZEL SINAV YAPABİLİRLER"

"Muhitimizdeki okulda kapasite 70 kişi ama 100 başvuru var. 100 kişi nasıl elenip 70'i alınacak? Okul puanı, başarı ortalaması ya da okul içinde bir değerlendirme yapılacak mı?" sorusunu İsmet Yılmaz, "Diyelim ki bir okulda, taşınmayla da beraber 100 kişiyi buldu. Orada da okul başarı puanını esas alacağız. Çünkü bunun hem okuldaki dersin önemini hem okuldaki öğretmenin değerini artıracağını düşünüyoruz. Okul başarı puanı esas alınarak okula yerleştirme yapılacak." diye yanıtladı.

Yabancı okulların kendi isteklerine bağlı sınav yapıp yapamayacaklarına ilişkin soruyu cevaplarken Yılmaz, "Özel sınav yapabilirler. İsterlerse bizim sonucumuzu alırlar, isterlerse kendileri sınav yapabilirler." ifadelerini kullandı.

"ARA SINIF ÖĞRENCİLERİ GEÇİŞ YAPAMAYACAK"

"TEOG ile geçen yıl liselere yerleşen ara sınıftaki öğrencilerin adreslerine yakın okullara geçip geçemeyeceğine ve okulların taban puanının kalkıp kalmadığı" şeklindeki soruya Yılmaz, şu yanıtı verdi:

"Geçişlere müsaade etmeyeceğiz, doğru olmadığını düşünüyoruz. Her sistem kendi artısı ve eksisiyle bir dengededir. Eğer onu bozarsak sıkıntı olur. Dolayısıyla da bizim bundan sonra kayıtla alacağımız öğrenciler için taban puan kalkmıştır. Adrese en yakın okula kaydını yapacağız ama daha önce TEOG puanıyla girmiş bir öğrencinin değişiklik yapmasına izin vermeyeceğiz."

Danıştay'ın "taban puanın altındaki bir öğrencinin bir üst okula kaydedilemeyeceği"ne ilişkin kararını anımsatan Yılmaz, o sistemi bozmamak gerektiğini düşündüklerini vurguladı.

"SINIF SINIF AYRIM YAPMAYI DÜŞÜNMÜYORUZ"

Yılmaz, "Yeni sistemde öğrencilerin özel öğretim kursu ya da etüd merkezi gibi bir sisteme ihtiyaç duyacağını düşünüyor musunuz? Adrese dayalı kayıt sistemiyle yerleştirilecek öğrencileri okul içinde başarı düzeyine göre sınıf sınıf ayrım düşünüyor musunuz?" sorusunu yanıtlarken şunları söyledi:

"Sınıf sınıf bir ayrım düşünmüyoruz. Çünkü bu da diğer okullarda yaptığımızı sınıflarda yapma gibi gelir. Okullarda yapılmasının akademik, bilimsel eğitim açısından sakıncalarını söyledik. O sakıncayı aynı okul içerisinde 'A iyi, B negatif, C ondan daha negatif' gibi bir algı olmasını da istemiyoruz. Hayat gibi olmasını istiyoruz. Başarılı ile biraz daha başarılı, görece demek lazım, hepsinin bir arada bulunmasını istiyoruz."

"TANITIM KAMPANYASI YAPACAĞIZ"

"Başbakan Yıldırım, YÖK tarafından açıklanan yeni üniversiteye giriş sisteminin, gelen eleştiri ve öneriler ışığında gözden geçirildiğini söyledi. Size göre de yeni sistemde revizyona ihtiyaç duyulan noktalar var mı? YÖK'ün bu konuda sizin bilginiz dahilinde yürüttüğü bir çalışma var mı?" sorusu üzerine Yılmaz, eğitimin bir bütün olduğunu, ortaokul ve lisenin çok iyi ama üniversitenin kötü olması durumunda çocukların hayata hazır hale gelemeyeceğini, aynı şekilde tam tersi durumun da kabul edilemeyeceğini aktardı.

"YÖK tarafından daha sade, daha basit, daha anlaşılır sistemi evlatlarımıza tanımak için bütün okullarımızda bununla ilgili rehber öğretmenlerimizle bir tanıtım kampanyası yapacağız. YÖK Başkanı Yekta Bey ile de görüştüm. Yekta Bey, halkımızdan gelen görüşlerin her birisi dikkate alınaraktan halka en iyi şekilde, onların da razı olabileceği bir sistemi ortaya koyacaklarını ifade etti." diyen Yılmaz, sınavın öneminin mümkün olduğu kadar azaltılması gerektiğine, bu azaldığında stresin de azalacağına dikkati çekti.

Sınavın öneminin artması durumunda stresin de artacağının altını çizen Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, liseden mezun olan öğrenci sayısının 900 bin civarında, üniversite kontenjanlarının da bu rakamın biraz üstünde olduğunu belirtti. Bakan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bütün öğrenci ile kontenjan hemen hemen aynı ancak üniversite sınavına çok daha fazla insan giriyor. Bunun gerekçesi, daha önce bir yeri kazanmış ama bir daha girenler var, daha önce kazandığı yeri kazanmayıp bekleyenler var, bazen de ikinci okulu okumak isteyenler var. Biz diğer bekleyenlerin problemini çözmüş olsak bir yılda mezun olan insan kadar bir yıllık kontenjanımız var. Buradaki problem de 'Bütün öğrenciler tıbbı seçecek veya bütün öğrenciler bilgisayar mühendisliğini seçecek'... Bu durumda ne olur? Orada da bir yönlendirmeyle en ideal olanı yapmak gerekli. Ama Türkiye şu anda henüz ona hazır değil. Buna hazır olmadığından basit, sade, yalın, anlaşılır bu sınavı yapmak durumunda şimdilik."

"ÖNERİLERE AÇIĞIZ"

Liseye geçişteki yeni uygulamada, velilerden ya da eğitim kurumlarından gelecek öneriler ışığında bir revizyon olup olmayacağına ilişkin Yılmaz, bütün vatandaşların, öğretmenlerin, velilerin görüşleri alınarak uygulamanın olgunlaştırıldığını anlattı.

Yılmaz, "Bundan sonra da herkesin görüşüne açığız. Biz kapalı değiliz. 'Böyle olsa daha iyi olur' diyecekleri bir öneri varsa bu öneriye açık olduğumuzu çok net şekilde belirtmek isterim." dedi.

İsteyenlerin önerilerini Milli Eğitim Müdürlükleri, Bakanlığın internet sayfası, Twitter adresi ve elektronik posta adresleri üzerinden iletebileceğini aktaran Yılmaz, "Gerekirse şahsımın mail adresi var, 'ismetyilmaz@meb.gov.tr'. Milli Eğitim Bakanlığının iletişim sistemi var, 147. Dolayısıyla 147'yi ararlarsa hangi konuda olursa olsun, hem eğitimle ilgili sorunlarına mutlaka cevap verilir hem de ola ki 'Bu sistemin şu noktasında böyle bir değişiklik yapılırsa, böyle bir ekleme yapılırsa öğrencilerimize, evlatlarımıza daha iyi olur' denildiğinde biz bunlara açığız." açıklamasını yaptı.

Önerilerin artı ve eksilerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, gerçekten artıların eksilerden fazla olması durumunda tekliflerin kabul edileceğini kaydetti.

Etiketler: teogmilli eğitimöğretmeneğitimismet yılmaz