19 Mart 2017 23:21 | Son Güncelleme: 19 Mart 2017 23:26

"PKK'ya ve FETÖ'ye can suyu vermeye çalışıyorsun"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Size Kılıçdaroğlu'nu şikayet etmek istiyorum. Niye Sen PKK'ya ve FETÖ'ye can suyu vermeye çalışıyorsun? Bunu bize bir izah et." dedi.

Bakan Soylu, bu sabah istihbarat raporlarını okuduğunu belirterek, "Kandil 'evet çıkarsa biz bittik' diyor. Size Kılıçdaroğlu'nu şikayet etmek istiyorum, orada terörle mücadele eden evlatlarımız adına şikayet etmek istiyorum. Niye Sen PKK'ya, niye sen FETÖ'ye can suyu vermeye çalışıyorsun? Bunu bize bir izah et." dedi.

Soylu, Saraçlar Caddesi'ndeki mitingde yaptığı konuşmada, ülkeyi birilerinin her zaman terbiye etmeye çalıştıklarını söyledi.

Yıllardır Türkiye'yi çeşitli yollar deneyerek hizaya getiremeye çalışanlar olduğunu ifade eden Soylu, şöyle devam etti:

"Yıllardır benim ülkem bir adım ileri gitmek istediği zaman, birileri çelme atıyor. Diyorlar ki 'siz bu ülkeyi idare edemezsiniz, başınıza türlü türlü sıkıntılar getiririz, bir gün darbe yaparız, mezhepler üzerinden sizi karışıklığa sevk ederiz' bir gün bizi etnik kökenlerimiz üzerinden terbiye etmeye çalışıyorlar, kıyafetlerimiz üzerinden, inançlarımız, fikirlerimiz üzerinden, ezanlarımızı minarelerden kısarak, başbakanlarımız, bakanlarımızı idam ederek, 1971'de ülkemizde yüzde 5 enflasyon, yüzde 7 kalkınma hızında bulunurken, 'bu hükümetin miadı doldu kendi adamlarımızı getireceğiz' diyerek terbiye etmeye çalışıyorlar, bir gün bir annenin iki evladını, 'sağcı', 'solcu' diye birbirine pusu kurdurarak, 17 yaşındaki çocukların yaşlarını büyüterek 1980 darbesinden sonra idam ederek, bir gün Kahramanmaraş'ın Alevi mahallesiyle Sünni mahallesini birbirine kışkırtarak, 28 Şubat, memleketimizin hali başkayken bir gün sonra bu memlekette herkese deli feracesi, deli gömleği giydirerek, her meclis cumhurbaşkanını seçme hakkına sahipken 'siz seçemezsiniz' diyerek '367 getirdik' diye bizi etmeye çalışıyorlar. Bir gün gecelik yüzde 7 bin 500 faizlerle bizi terbiye etmeye çalışıyorlar. İşleri, güçleri geleceğe bakmayalım, hep arkamıza bakalım. Acaba Gezi olayları mı olacak? Hep arkamıza bakalım acaba 17/25 Aralık mı olacak? Hep arkamıza bakalım acaba 6-7 Ekim olayları mı olacak, acaba etnik kavga mı olacak, acaba 15 Temmuz gibi bir olay tekrar başımıza gelecek mi? Bu milletin geleceğe ait yürüyüşü engellenecek mi? Her gün patronumuzu değiştirdiler, bir gün Anayasa Mahkemesi, bir gün Danıştay yaptılar. Dev projelerimizi engellediler, bir gün patronumuzu Yargıtay yaptılar. 'Siz istediğiniz kadar iktidar olun, biz adamlarımızı muhafaza ederiz' dediler. Bir gün IMF yaptılar boyunduruğu boynumuza taktılar, bir gün patronumuzu uluslararası sermaye, darbecileri yaptılar. Bir gün bu ülkede sevdiğimiz adamları rahmetli Özal'ı, rahmetli Demirel'i, rahmetli Türkeş'i kendi medyalarıyla itibarsız hale getiren medya patronları yaptılar. Derdimiz var bizim, derdimiz olduğu için buradayız yıllarca bu milletle uğraşmalarından, bu ülkeyle, hürriyetimizle, zenginliğimizle uğraşmalarından bıktık Edirne, yorulduk Edirne..."

- "PATRON MİLLETTİR"

Soylu, 16 Nisan'dan sonra patronun millet olacağını vurgulayarak, "16 Nisan nedir biliyor musunuz? '61 ve 82 darbe anayasalarıyla siz yönetilmeye layıksınız' diyenlere karşı 'hayır biz darbe anayasalarıyla yönetilmeyeceğiz, milletimizin değerleriyle, hedeflerimizle, milli iradeyle beraber.' Ve onlara bir şey söyleyeceğiz 'biz IMF'nin, medyanın, biz sizin yargınızın patronluğunuzu kabul etmiyoruz. Patron millettir' diye haykıracağız." dedi.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi öncesi kimsenin aklına 21. yüzyılda darbe olacağının gelmediğini belirten Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"O meczubun, o hainin, o alçağın, o insan müsvettesinin oradan emir verip F-16'lılarla, helikopterlerle, tanklarla masum insanları katledeceğini, uşaklık yapabileceğini kim düşünürdü? Hanginiz bu ülkede Gezi olaylarında kışkırttıktan ve bu ülkenin geleceğe ait adımlarını engelledikten bir gün önce bu ülkede kaos zincirinin başlayacağını düşünebilirdi? Gezi olaylarından önce bu ülkede faiz yüzde 4'tü, yüzde 4. Son yılların en düşük faiziydi. Gezi olaylarından önce 100 milyar dolarlık yatırımın önünü açmıştı, bir taraftan 3. Boğaz Köprüsü, bir taraftan Avrasya Tüneli, Marmaray, bizim memleketimizi etrafındaki coğrafyanın merkezi haline getireceği 3. Havalimanı, hızlı trenler, şehir hastaneleri, bir taraftan 81 vilayette üniversiteler... Hiç birimiz düşünmüyorduk.

Kıymetli Cumhurbaşkanımız çıkıp Gezi olaylarından 20 gün önce millete müjde vermişti; 'Ey milletim IMF yıllardır bu milletin adım atmasını engelliyor, Allah'a şükürler olsun artık IMF'ye borcumuz yok, isterlerse 5 milyar dolar da borç veririz' diyerek, bu büyük milletin hangi noktaya geldiğini göstermişti. Hiçbirimiz bir kaos yaşanacağını düşünmemiştik. 28 Şubat'tan bir gün önce de kimseyi evlerine gidecekler, 'bu Alevi midir, bu Sünni midir, bunun başı açık mıdır, kapalı mıdır, bu Türk müdür Kürt müdür?' diye insanları fişleyeceklerini düşünmemiştik."

- "MENDERES DE DÜŞÜNMEMİŞTİ"

Eski başbakanlardan Adnan Menderes'in de darbe olacağını düşünmediği bir anda darbeyle iktidardan indirildiğini anımsatan Soylu, "Rahmetli Menderes'e 1960 darbeden bir gün önce diyorlar ki, 'Bir şeyler duyuyoruz galiba darbe olabilir.' Menderes de diyor ki 'Bana darbe yapmazlar benim 24 saat bu ülke için nasıl çalıştığımı, ülkeyi nereden alıp nereye götürdüğümü görmüyorlar mı?' Başbakan anlayamıyor, millet anlayamıyor, okuyan anlayamıyor, okumayan anlayamıyor, yıllardır ensemizde boza pişiriyorlar 'bu ülke bizim' diyorlar. 'Sizi istediğimiz gibi bir gün terörle, bir gün anarşizmle, bir gün enflasyonla, medyayla idare ederiz' diyorlar. 16 Nisan'a gitmemizin temelinde bu vardır. Milletimizin kendi iradesiyle idare edeceği bir ülkeyi, bir ülkenin bütün dünyaya aydınlık saçacağı, buna milletin kendinin karar vereceği, tuzak kurulan değil, çelme takılan değil, geleceğe ait adımlar atacağı... 7 Haziran'ı hatırlıyor musunuz? Hükümeti kim kuracak belli değil. Ellerini ovuşturdular. 'Ey enayiler, yapın bakalım 3. havaalanını, geçenlerde her 100 liranın 70 lirasını bütçeden faize koyduysak, aldıysak alırız havaalanınızı, ey enayiler yapın Asya ile Avrupa arasındaki dünyada tek olan 3. Boğaz Köprüsünü yapın bakalım, sizi borçlandırırız, ellerinden alırız' diye ellerini ovuşturdular. Hatırlıyor musunuz bunları?" diye konuştu.

Soylu, 7 Haziran sonrası terör örgütünün halkı tehdit ettiğini aktararak, "Okullara girdiler, çocuklara dediler ki 'annenize babanıza söyleyin oy verirlerse hesabını sorarız' dediler. Biri bir şey söyledi 'TC'yi tükürüğümüzle boğarız' dedi. Gereğini yerine getirdik. O milletin birliğine, beraberliğine, 100 yıllık kardeşliğine husumet edenler şimdi neredeler biliyor musunuz? Kodesteler kodeste. Dediler ki 'Özerklik ilan edeceğiz. Nerede ilan edecekmiş? Cizre'de, Nusaybin'de, Varto'da... O gün söylüyordun ya Nusaybin de Varto da Cizre de orada duruyor. Haydi bakalım yüreğin yetiyorsa özerklik ilan et de görelim. Sen bu milleti tanımıyorsun. Geçen gün Kızıltepe'deydim, geçen gün Nusaybin'deydim, geçen gün Yüksekova'dayım, İdil'deydim vatandaş şunu söylüyor; 'Allah sizden razı olsun, bu musibeti başımızdan kurtardınız' diyor." ifadelerini kullandı.

- "BAHÇELİ'YE TEŞEKKÜR"

Anayasa değişikliğinin ülkedeki siyasi sistem problemi nedeniyle MHP ile uzlaşı sonrası milletin huzuruna getirildiğini hatırlatan Soylu, şunları söyledi:

"Ülkede siyasi sistem probemleri olduğu apaçık ortadaydı. Biz MHP'yle bir araya geldik. Huzurunuzda Devlet Bahçeli Bey'e, MHP anlayışına teşekkür ediyoruz. Milletimizin önüne bir teklif getirdik. Dedik ki 'uzun zamandır milletimizi sıkıntıya sokan, darbe üreten, kaos üreten, baba ile oğlu birbirine düşüren bu sistemden beraber kurtulalım' dedik. Biz MHP ile uzlaştık da Kılıçdaroğlu kimle uzlaştı? PKK ile uzlaştı FETÖ ile uzlaştı değil mi? Başka, sırtını hani HDP'liler 'sırtımızı PKK'ya YPG'ye dayadık' diyordu ya bu da dedi ki sırtımı Hollanda'ya, Almanya'ya dayadım' onlarla birlikte uzlaştılar. Biz bugün terörle mücadele etmiyor muyuz? Bugün Lice'de evlatlarımız, bizim aslanlarımız büyük bir mücadele ortaya koydular. 5 Mart'tan bugüne dağı taşı her yeri arıyorlar. O afra satanlar, tafra satanlar neredeler? Fellik fellik bir taraftan Cudi'de, bir taraftan Gabar'da, Lice'de, Tendürek'te, Amanos'ta bir tarafta bu ülkenin her noktasında bizim evlatlarımız fellik fellik teröristleri arıyor, onlar da sıçan gibi kaçıyorlar sıçan gibi.

Ben İçişleri Bakanı değil miyim? Her yeri takip etmekle mükellefim, terör örgütü ne diyor, ne anlatıyor. Karaman'dan gelirken, bu sabah istihbarat raporlarını okudum. Kandil 'evet' çıkarsa biz bittik' diyor. Size Kılıçdaroğlu'nu şikayet etmek istiyorum, orada terörle mücadele eden evlatlarımız adına şikayet etmek istiyorum. Niye Sen PKK'ya, niye sen FETÖ'ye can suyu vermeye çalışıyorsun? Bunu bize bir izah et. Geçen Cumhurbaşkanımıza bir güvenlik brifingi arz ettik, gece birde Lice'ye gittik, operasyon merkezindeydik, komutanlar, özel harekatlar, askerler, korucular, polisler hep birlikte oradaydık. Daha ne yapabiliriz o hainleri nasıl kıskıvrak yakalayabilirizi konuştuk. Biz o hainlerin hep peşindeyiz nereye kaçarsa kaçsın, İstanbul'da İnönü Stadyumunda benim polislerimi katleden hainlerin orada olduklarını biliyoruz ve onları yakalayacağız, imha edeceğiz bilsinler."

- "BU MİLLET SANA HESABINI SORAR"

Süleyman Soylu, "Siyaset yaparsın, belediye başkanı seçilirsin, milletvekili olursun, demokrasi çerçevesinde her şeyi yaparsın ama ülkenin beka meselesi olur, terörle ilgili bir meselesi olur da sen PKK ile kol kola girip ona can suyu taşımaya çalışırsan, bu millet sana hesabını sorar bu millet. CHP'li kardeşlerime sesleniyorum; bunun gösterdiği yoldan ülkeniz için, milletiniz için gitmeyin ne olur. Bu yanlış bir yoldur." dedi.

Soylu, terörle mücadelenin kararlılıkla devam ettiğini, geçen hafta 60 teröristin etkisiz hale getirildiğini söyledi.

HDP'nin operasyonlardan rahatsızlık duyduğunu ifade eden Soylu, şunları kaydetti:

"Oraya gittiğimizde komutan ve Vali bey de aynısını söyledi; 'HDP milletvekilleri 30 kişiyle beraber geldiler, operasyonun yapıldığı yere gitmek istiyoruz, bu operasyonları bitirin dediler, biz de onlara gereğini söyledik ve gönderdik' dediler. 7 Haziran'ı düşünün, AK Parti hükümeti kuramadı, hükümeti CHP kurdu ve bunlar da dışarıdan destekledi, pozisyon öyle değil miydi? Peki bizim evlatlarımız bu mücadeleyi yaparken, eğer böyle bir hükümette dışarıdan destekleyen ve içeride olan bir HDP, 'Bu operasyonu bitir' dediği andan itibaren bugün kol kola yürüdükleri ne yaparlar, bizim memleketimizin hali ne olur? Siyaset yaparsın, belediye başkanı seçilirsin, milletvekili olursun, demokrasi çerçevesinde her şeyi yaparsın ama ülkenin beka meselesi olur, terörle ilgili bir meselesi olur da sen PKK ile kol kola girip, ona can suyu taşımaya çalışırsan bu millet sana hesabını sorar bu millet. CHP'li kardeşlerime sesleniyorum; bunun gösterdiği yoldan ülkeniz için, milletiniz için gitmeyin ne olur. Bu yanlış bir yoldur. Bu milletin bugüne kadar çektiği acıları, yeniden çekebileceği bir yoldur.

Öteki taraftan kiminle birlikte? FETÖ ile değil mi? Bu nasıl genel başkan oldu? Kasetle oldu değil mi? Kaseti kim yaptı? FETÖ yaptı, değil mi? Peki niçin şimdi kol kola? Ya diyeti var, ya korkuyor ya da esir esir. Ey CHP'li kardeşlerim; uçuruma götürüyor partinizi de ülkemizi de bir kavganın eşiğine götürmeye çalışıyor. Buna müsaade etmemek lazım."

Soylu, CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'a da seslenerek, "Sayın Baykal'a da söyledim; 'Gel Kılıçdaroğlu'nu da al gel. Sana, partiye nasıl tuzak kuruldu, nasıl bir dakika da açığa çıkarıldın gösterelim.' O da bana dedi ki 'O zaman ben geleyim.' Başım üzerine gel göstereceğiz ama ben ikiniz gelin istiyorum, bakalım Kılıçdaroğlu'nun yüzü kızaracak mı? Bugün kol kola olduklarının demokrasiye, siyasete nasıl tuzak kurduğunu, partilere nasıl tuzak kurduğunu, nasıl ele geçirmeye çalıştığını... Baykal'a bir şey daha demek istiyorum; bak sayın Baykal yıllarca bu ülkede siyaset yaptın. Girilmesi gereken konular var, girilmemesi gereken konular var. Sadece İçişleri Bakanlığına gelmen yetmeyecek galiba, Trabzon'da Peygamber Efendimize öyle bir söz ettin ki sen bir de Diyanet İşleri Başkanlığına bir git de orada Peygamber Efendimizle ilgili hangi sözler edilebilir, hangi sözler edilemez, bunu öğrenmen lazım." ifadelerini kullandı.

- "EMDİĞİM SÜT HELAL OLMAZDI"

AK Parti çatısı altında nasıl siyaset yapmaya başladığını da anlatan Soylu, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile aralarında geçen bir diyaloğu paylaştı.

Yıllarca Doğru Yol Partisi'nde siyaset yaptığını dile getiren Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kıymetli Cumhurbaşkanımıza (o dönemin başbakanı), hastalığı sonrası geçmiş olsun ziyaretine gittim. Bana dedi ki 'Bu çatı altında gel birlikte siyaset yapalım.' 'Başbakanım, beni bağışlayın ben o defteri 2009'da kapattım. Referandumda çalıştım ama bu ülkeyi ancak sizin hizmet edebileceğinizi gördüm ve inandım. Müsaade ederseniz ben dışarıdan size elimden geldiğince yardım edeyim.' dedim. 'Süleyman bey, önümüzdeki 5-6 yıl ülke büyük zorluklarla karşı karşıya kalacak.' dedi.

Gezi olayları, 17-25 Aralık, 6-7 Ekim, 15 Temmuz yaşanmamıştı, ülkemizde büyük sıkıntılar yaşanmamıştı. 'Elini taşın altına koyman gerekir, aksi takdirde milletimizi, ülkemizi zora sokacaklar.'dedi. Ben o gün konforuma baksaydım, İstanbul'da rahat bir hayat yaşıyor, dönem dönem televizyonlara çıkıyor, üniversitelere konferanslarda dönem dönem gidip konuşuyordum. Biraz kendime ehemmiyet vermiş olsaydım, 'Efendim bana müsaade edin' derdim. Ama 'Efendim talimat kabul ederiz, siyaset yapma niyetim yoktu ama ortaya koyduğunuz çerçeve bu memleket, bu millet, gelecek nesiller için önemli.' dedim.

Gezi olayları, 17-25 Aralık, 6-7 Ekim, 15 Temmuz olduğu zaman, bileseniz ki o yiğit adamla, o cesur adamla, Marmaris'ten uçağa milleti için, inip inmeyeceğini bilmediği halde binen, 'ülkemi istila ettirmem' diyen, o insanla, onun arkasında, liderliğinde siyaset yapmamış olsaydım, Allah şahittir ki anamın emzirdiği süt helal olmazdı. Biz bu memleketin evlatlarıyız. Biz ay yıldızlı bayrağımızı gördüğümüz zaman yüreğimiz ülke sevgisiyle millet sevgisiyle çarpar."

- "MECLİS KENDİ İŞİNİ YAPACAK"

"Meclisin güçsüzleşeceğini" savunanların olduğunu, bunun doğru olmadığını ifade eden Soylu, şöyle devam etti:

"Güçlü Millet Meclisi ha... Bir gecede 25 milletvekilinin Doğru Yol Partisi'ne transfer edildiği ve başka bir hükümetin kurulduğu Meclis mi güçlü? 1971 yılında yüzde 5 enflasyon, yüzde 7 büyüme hızı varken 'Siz kenara çekilin, istediğim başbakanı getiririm' diyen Meclis mi güçlü? Yoksa kendi cumhurbaşkanını seçemeyen, 367 engeli getirilen Meclis mi güçlü? Hikaye uydurmayın. Meclis kendi işini yapacak, güçlü olacak, yasa yapacak, kanun yapacak, milletle hükümet arasında köprü oluşturacak. Ülkemin yarınlarına ait bir ümit ve umut ortaya koyacak. Hükümete çerçeve çizecek, kanunla, yasayla milletin söyledikleriyle. Bir taraftan yargının Meclisi istediği gibi ittiği, öbür taraftan hükümetin Meclisin üzerinde egemenlik kurduğu veya hükümet zayıfsa Meclisin istediği gibi hükümeti yönettiği, medyanın hükümeti yönettiği sistem, artık dünyada bizi hedeflerimize ulaştıracak bir sistem değildir, bu açıktır. Rahmetli Ecevit kimi cumhurbaşkanı yaptı? Ahmet Necdet Sezer'i değil mi? Sonra kafasına anayasayı yedi mi? Bu sistem, baba ile oğlu bu sistem kardeşle kardeşi birbirine düşürür.

Diyorlar ki 'yargı tek adama bağlanacak.' Kime bağlanmıştı yargı? 1960 darbesini yapıp 1961'de Menderes'i asarken karar verenler hakimler, savcılar, yargıçlar değil miydi? Şimdi 71 muhtırasını yaparken, milletin meclisini tasfiye ederken sesini çıkarmayan hakimler, savcılar, yargıçlar değil miydi? 17 yaşındaki çocuğun yaşını büyütüp idam edenler hakimler, savcılar, yargıçlar değil miydi? Bu ülkede 28 Şubat sonrası İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan'ın milletin sevgisi, muhabbeti var diye, önce Pınarhisar Cezaevi'ne gönderen sonra da ömür boyu siyasi yasaklayan hakimler, savcılar, yargıçlar değil miydi? 17 Aralık sabahı sonrası, Menderes'ten 53 yıl sonrası, kıymetli Cumhurbaşkanımıza Menderes'e yapılan muameleyi yapmaya çalışan, yargı darbesi yapmaya çalışanlar hakimler, savcılar, yargıçlar değil miydi? Onlar 'sözümüzü tutan yargı istiyoruz' diyorlar. Buradan haykırıyoruz; 'sizin yargınız olmayacak'. Geçti o günler, milletin yargısı olacak."



Etiketler: süleyman soylupkkfetö