15 Mart 2017 19:19 | Son Güncelleme: 15 Mart 2017 19:21

KPSS'nin 420 şüphelisine daha ayrı ayrı dava

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Temmuz 2010'daki KPSS sorularının sınav öncesinde sızdırıldığı iddiasına ilişkin 420 kişi hakkında ayrı ayrı iddianame düzenleyerek mahkemeye gönderildi.

KPSS'nin 420 şüphelisine daha ayrı ayrı dava

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Temmuz 2010'daki KPSS sorularının sınav öncesinde sızdırıldığı iddiasına ilişkin 420 kişi hakkında ayrı ayrı iddianame düzenleyerek mahkemeye gönderildi.

Edinilen bilgiye göre, KPSS'ye ilişkin daha önce toplam 583 sanıklı 7 ayrı dava açan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bu defa her şüpheli hakkında ayrı iddianame düzenledi.

Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman'ın hazırladığı iddianamelerde şüphelilere, daha önce aynı suçlamalarla açılan davalarda olduğu gibi "Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olmak", "kamu kurum ve kuruluşları zararına zincirleme dolandırıcılık" ve "resmi belgede zincirleme sahtecilik" suçlamaları yöneltildi.

İddianameler, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Bu mahkeme, KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 7 ayrı davada 583 sanığı yargılıyordu. Son gönderilen iddianamelerin tamamının kabulü halinde 2010 KPSS ile bağlantılı iddianame sayısı 427, şüpheli sayısı ise bin 3'e yükselecek. Şüpheliler de 14 yıl 9'ar aydan 36'şar yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak.

İddianamelerde, KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin daha önce hazırlanan iddianameler anımsatılarak, 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013'teki KPSS, 2012, 2013 ve 2014'teki ALES ve 2013'teki YDS sorularının, FETÖ mensuplarınca ele geçirildiğine yer verildi.

Sınav sorularının kamu tarafından hazırlanan, kamu kurumunun tüzel kişiliğine ait ve muhatapları için menfaat niteliğinde kamu malı sayıldığı belirtilen iddianamede, soruların sınava kadar açıklanması, paylaşılması, kullanılması yasaklanan gizli bilgiler olduğu ve ekonomik değer taşıdığı ifade edildi.

Soruları sınavdan önce örgütlü olarak elde eden adayların kamuya ait malı kamuyu aldatarak ve haksız şekilde edinerek kullandıkları ve haksız başarı elde ettikleri kaydedilen iddianamede, bunun sonucunda ÖSYM'nin 9 milyon 111 bin 138 lira 13 kuruş zarara uğradığı bildirildi.

KPSS soruşturmaları kapsamında daha önce hazırlanan bilirkişi raporunun anımsatıldığı iddianamede, iptal edilen 2010 KPSS Eğitim Bilimleri Testi'nin tekrar sınavına giren 2 bin 52 adaydan 35'inin puanlarını artırdığına, 18'inin aynı puanları aldığına, bin 999'unun ise puanlarını düşürdüğüne işaret edildi.

Tekrarlanan ve daha kolay olduğu belirtilen ikinci sınavda adayların yüzde 97,4'ünün puanlarını düşürmesinin normal olmadığı vurgulanan iddianamede, bu doğrultuda şüphelilerin ilk sınavda aldıkları yüksek puanların başka etkenlerden kaynaklanabileceğine yönelik "güçlü kanaat oluştuğu" ve adayların sınav sorularını cevaplamalarında kendi yeteneklerinden başka faktörlerin etkili olduğu belirtildi.

İddianamelerde, bazı şüphelilerde FETÖ mensuplarının şifreli haberleşme programı ByLock bulunduğu ifade edildi.

Bir kısım şüphelinin ise "Bank Asyayı kurtarma operasyonu" olarak da bilinen dönemde, buradaki mevduatlarında artış olduğu kaydedildi.

DİĞER KPSS DAVALARI

KPSS'ye ilişkin soruşturmalar kapsamında ilki 23 Mart 2015'te olmak üzere bugüne kadar 10 operasyon düzenlendi.

Savcı Yücel Erkman, ilk davayı 230 kişi hakkında 25 Aralık 2015'te açmıştı. İddianamede, sınavdan önce soruların FETÖ'ye yakınlığıyla bilinen Ankara Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği görevlisi Berat Koşucu tarafından, Süleyman Mustafa İnanıcı aracılığıyla Yalvaç'taki sanık Baki Saçı'ya e-postayla gönderildiğine dair deliller üzerine başlatılan soruşturmada "örgüt" bağına da ulaşıldığı belirtilmişti.

KPSS soruşturmaları kapsamındaki ikinci davada 51 sanığa aynı suçlamalar yöneltilmişti. Üçüncü davada ise ÖSYM'nin soru hazırlama biriminde görevli 3 kişi sanık olarak gösterilmişti.

KPSS'ye ilişkin dördüncü davada 100, beşinci davada 91, altıncı davada 3 sanık, geçen ay açılan yedinci davada da 102'si asker eşi 105 sanık bulunuyor.

KPSS P10 puan türündeki yaklaşık 3 bin şüphelinin 488'inin asker ve asker eşi, 96'sının polis ve polis eşi olduğu belirlenmişti. FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikaste giden askerlerden 7'sinin eşinin 2010 KPSS'nin şüphelileri arasında yer aldığı tespit edilmişti.

Yine, darbecilerin "sıkıyönetim direktifi" ekinde yer alan atama listesinde sözde "Ankara sıkıyönetim askeri savcısı" olarak atanan Mehmet Oğuz Akkuş'un eşi ile darbe girişimine etkin katılan askerlerin bağlı oldukları örgüt "abi"leri de şüpheliler arasında bulunuyor.

P3 puan türündeki yaklaşık 10 bin şüphelinin de 413'ünün asker ve asker eşi, 347'sinin polis ve polis eşi, 60'ının hakim ve savcı, 42'sinin hakim ve savcı eşi, 74'ünün kaymakam, 7'sinin kaymakam eşi olduğu tespit edilmişti.

KPSS'de usulsüzlük yaptığı tespit edilen ve FETÖ'nün "Mahrem İmamı" olduğu belirlenen bir şüpheli ifadesinde, "2010 KPSS'de yapılan usulsüzlüklerin çıkış noktası, 'Mahrem Hizmetler' olarak adlandırılan askeri ve bürokratik kurumlardan sorumlu abiler ve imamların cemaat kurumları dışında meslek sahibi olmalarının sağlanması ile birlikte askeriyedeki ve bürokrasideki cemaatçilerin eşlerinin meslek sahibi olmasının sağlanmasıdır." demişti.

SAVCININ GÖREV YERİ DEĞİŞTİ

KPSS soruşturmalarını yürüten Cumhuriyet Başsavcısı Yücel Erkman, dün yayımlanan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yeni iş bölümüyle Genel Soruşturma Bürosu'nda görevlendirildi. Erkman, 2010 KPSS'deki usulsüzlük soruşturmasının yanı sıra üniversite giriş sınavları, askeri lise sınavları, hakimlik, polis akademisi, astsubaylık, kurmaylık, komiser yardımcılığı, polis meslek yüksek okulu, KPDS, ALES ve TİB sınavı gibi ÖSYM'nin ve bazı kurumların yaptığı sınavlara ilişkin soruşturmaları da yürütüyordu.

Etiketler: KPSS sorularının çalınmasıKPSS şüphelileri