29 Ocak 2016 09:36 | Son Güncelleme: 29 Ocak 2016 09:37

Müşteri haklarını nasıl korumalı?

Bankalar tüketici kredileriyle milyonlarca insanın haberi olmadan hayat sigortası yapıyor. Bankalar yasal zorunluluğu olmayan hayat sigortası ve hesap işletim ücretini tüketiciden alabiliyor. Vatandaşlar bankalar karşısında yasak haklarını nasıl korumalı?

Müşteri haklarını nasıl korumalı?

Bankalar hukuk tanımıyor. Tüketici kredisi alanlara yapılan ve her yıl müşteri onayı olmadan yenilenen Hayat sigortası ile vatandaş yüzlerce lira ödeme yapmak zorunda kalıyor. Bankaların oyunu bununla da bitmiyor. Hesap işletim ücreti adı altında yasal olmayan ücret her yıl hesaplarından kesiliyor.  Yargının iki uygulama hakkında da bağlayıcı kararları olmasına karşın, bankalar yargı kararlarını uygulamıyor. 

Tüketicilerin primlerin geri ödenmesini talep etmelerini ve bankaların olumsuz cevaplarında Tüketici Hakem Heyetlerine başvurulması gerektiğini söyleyen, Tüketici Dernekleri Başkanı (TUDEF) Turhan Çakar  “Tüketiciler için hayat sigortası zorunluluğu yok. Bankaları bunu yasadışı olarak sürdürüyor. Tüketici bunun farkına vardıktan sonra sigortayı iptal edebiliyor ve ödenmiş primlerin kendisine ödenmesini talep edebiliyor.” diye konuştu.

TUDEF Başkanı Turhan Çakar, hayat sigortasının bilinmeyen yönlerini AjansHaber’e değerlendirdi.

“BANKA TÜKETİCİLERE HAKLARINI VERMELİ”

Tüketici kredileri kullanana vatandaşlar için Hayat sigortası uygulamasının zorunluluğu yok. Bankalar kredi çekimlerinde bunu uyguluyorlar, tüketici bunu fark ettiğinde banka tüketiciye haklarını vermelidir. Bankalar yaptıkları sigortayı tüketiciye yansıtıyor. Tüketici ne kadar kredi çekmişse, ne kadar vade yapmışsa ayrıca sigortaya yaparak bu ödeme listesine yansıyor.

KARAR TÜKETİCİYE AİT

Bankanın sigorta zorunluluğu yok, tüketici bunu fark ettiğinde itiraz edecek. Banka kabul etmediğinde şikayet edecek ve haklarını arayacaklar. Yasal olarak tüketiciyi zorlayamazlar. Tüketici isterse o bankaya veya başka bir yere sigorta yaptırır.

“BANKALAR YASAYA AYKIRI DAVRANIYOR”

Bankalar tüketici kredilerini yapmasındaki amaç verdikleri kredinin insanların hayatlarını kaybetmesi sonucunda kendilerini güvence altına almak istemesidir. Yasal olmadığı halde bankalar yasaya aykırı davranıyorlar. Tüketici şikayet ettiğinde kesilen primlerin tüketiciye yansıması lazım. Tüketicinin onayı dışında yapılan uygulamanın farkına varıldığı zaman banka haksız yere aldığı bedeli iade etmesi gerekiyor.

“TÜKETİCİLERİN HAKLARINI KAZANMASI YÜZDE 100’DÜR”

Tüketiciler hayat sigortalarının geriye dönük ödenmesini talep ettiğinde paranın ödenme olasılığı yüzde 100 olmalıdır. Tüketici, örneğin imza attı ve haklarının farkına sonradan vardı. Banka ile konuştuğunda olumsuz cevap aldığında Tüketici Hakem Heyetine gidecek ve kazanma oranı yüzde 100’dür. Banka yasa dışı faaliyet göstermiş oluyor.

YARGITAY HESAP İŞLETİM ÜCRETİ KARARINI BOZDU

Yargıtay tarafından hesap kesim ücretlerinin alınmasına yönelik kararın bozulması yeni bir karar. Bankalar genellikle Yargıtay kararlarını dinlemiyorlar. Tüketiciler Danıştay kararının içerisinde geçen  kredi çeşitleri ya da hesap işletim ücretleri kapsamına giriyorsa hesap işletim ücreti, Danıştay kararı emsal gösterilerek tüketici ilk olarak bankaya gidecek. Bankadan alınan ücret konusunda talepte bulunacak. Bankadan olumsuz cevap gelirse tüketici, Tüketici Hakem Heyetine gidecek. Bu miktar 3 bin 480 liranın altındaysa Tüketici Hakem Heyetlerine, 2 bin 320 liranın altındaysa İlçe Hakem Heyetine, 2 bin 320 liranın üstündeyse İl Hakem Heyetlerine gidecek. Büyükşehir olmayan il merkezlerinde ise 0 ile 3 bin 480 lira arasındaysa İl Hakem Heyetine, 2 bin 320 liranı üstündeyse İl hakem heyetine, 2 bin 320 liranın altındaysa bulunduğu yerin İlçe Hakem Heyetine gidecek. 

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haberlerin tüm hakları AjansHaber’e aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. AjansHaber tarafından üretilen haberlerin kaynak gösterilmeden kullanılması, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 36 ve 37. maddesine aykırıdır ve suç teşkil etmektedir. Ayrıca internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ile ilgili olarak 4 Mayıs 2007 tarihinde kabul edilen 5651 sayılı internet yasasına göre de bu durum cezai işlem gerektirmektedir.


Kaynak: AjansHaber

Etiketler: